Pazar, Ağustos 18, 2013

bir demlik, çay

"demlikteki çay gibi" diyorum.

demlikteki çaya benziyor hissettiklerim. bekledikçe soğuyor, acı bir tat bırakıyor damağımda. ben de yeniden demliyorum. eskisini bahçedeki erik ağacının dibine döküyorum, toprak oluyor. bazen tat versin diye tomurcuk atıp yenilikler, şakalar yapıyorum. birincide oluyor, ikincide eh işte. üçüncüde vesayre..

Cuma, Ağustos 16, 2013

gelmiş bulundum

aylar sonra bir ağustos. sıcaktan üşüdüğümüz bir geceden sesleniyorum. merhaba.
bir yağmur özlemiyle başladı her şey, kasımdan laf açıldı. herkes bir şeyler anlattı. ben de anlattım eksik kalmadım. karanfil sokaktan kurtuluş parkına doğru giden bir tramvaydayım. sonra bir yağmur damlası dudaklarıma değiyor. ama kahrolsun bağzı şeyler. banklar ıslak. yol boyunca kuru bir bank arandım, acıklı fon müziği girdi. ben de işsizlikten insanişi gölün etrafında bir tur attım , başım döndü. mutluydum o zamanlar, çakırkeyif bakıyordum dünyaya, dünyayla ciddi düşünüyordum. neden sonra anlaşarak ayrıldık. sonra birkaç başarısız girişimim oldu canlarım. sonuç olarak bu zamanlara kadar geldik. gelmiş bulunduk.