Çarşamba, Ocak 22, 2014

konuşacak bir şey yoktu her şey naylondandı

söyleyecek birkaç bir şeyim kaldı sonra gideceğim.

yalnız yaşamak çok güzeldi hala çok güzel. bir elimde kitap o canım koltukta sırf o koltukta kitap okurken uyuyakalırım diye aldığım battaniyeyi üstüme alıp uyuklamak da ne iyiydi. ama bazı şeyler var. kira vardı başta bir tek kira, faturalar vardı, ekmek vardı, yemek vardı, yatılı misafirler vardı. para yoktu. para yoktu olmamasına da babam yoktu babam yeni olmamaya başlamıştı. ikinci kez uzaklardan eve gelince bunu daha iyi anladım. hala evimizdeymiş gibi değilmiş. orası evimiz değilmiş. boş hane boş bahçe. yeşillikler yok ya bahçede kış diye, yazın da olmayacak. o tazecik otlar yeşillenmeyecek, tadı yeşil olacak, rengi yok.

toparlanıyorum. insan birkaç bir şeyi üst üste yaşayınca kevaşe de oluyor. ben sadece birkaç gece üst üste eve sarhoş geldim. bir de çok konuştum. çok konuştum çok saçmaladım uykumda konuşunca saçmalıyorum.


ben iki aydır susmadan konuşuyorum. susmadan uyuyorum. uykumda ağlıyorum. rüyalarımın yarısını sana verebilseydim sen de ağlardın.


sonra ben güçlübirkadındım işte. toparlandım.

toparlandım dediğim için bu sefer de satırlarımda ufalandım.

Hiç yorum yok: