Pazartesi, Ekim 20, 2014

bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
dirseğin iskemleye dayalı
bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben...
....bakıyorum da şimdi 
o kadeh bir küfür gibi duruyor elinde

diyesiydi adamın biri. ucuzundan litrelik şarap şişeleri ve gazoz ve pet bardaklar ve o canım sır gibi ara sokaklar, meydanlara çıkanlarından, bilmelisiniz. gevşek, küfürlü, bin promil ağızlarla kavga eden adamlar. kafan ayrı bir kırmızıydı senin, sahi senin kafan ne güzeldi, gözlerin maviydi ve çillerin. şişman kadın sahneye çıktı ve ben güldüm. hişş hişş sus dediler. merdivenlerden indik, ışıklı meydanlarda gezindik, karanlık sokaklara girdik o gece ekimdi ama soğuktu güvercin tüylerinden bir kanat yaptım kendime üşürsen düşersin sıkı giyin dediler tıpkı ikarus gibi. sonra kırmızı merdivenlerden indik karanlık izbe gibi birbirinin aynı olan yerlerden biriydi. bu kırmızı merdivenler bu neon-kapıcı-vestiyer-sahne- orkestra- kadınlar-kadınlar-vestiyer-neon-kırmızı-yeşil ışıklar çemberinde. bir kadın ali, dedi. ali. merdivenlerden çıktık. tekrar ana caddelerden geçtik. allahın çevirmesine yakalandık "sarhoşluk veren her şey haramdır" bakara 219. işte buna hep birlikte hohlardık o şarkı eşliğinde. beynimdeki küçük insanlarla düşüyorum. ikarus başaramamıştı. ben de başaramadım.

Hiç yorum yok: