Cuma, Ağustos 07, 2015

şimdi parmak uçlarıma kıvrılıp yatası olan tüylü bir kedi olsun isterdim. bir zamanlar vardı. tırnaklarıyla stephan'ın kolçaklarını didik didik etmiş bütün kanepeyi baştan uca yolmayı başarmıştı. birkaç kez birlikte uyumaya fırsat bulmuştuk. ben cenin pozisyonunda kıvrılmış olurdum o da karnımdaki boşluğa.

kedilerin kendilerini güvende ve mutlu hissettiklerinde çıkardıkları bir ses vardır. huzur sesi.



hah işte o.

fakat

anneme göre tüyleri akciğerime yapışırdır-dir-dırdı. hasta edermiştirdi.

o kedi şimdilerde bir ceviz ağacında sinsice,
kuşun birini avlıyordur.

Hiç yorum yok: